bitte tanken

Bitte Tanken diye Almanca bi’ laf öğrendim yeni arabam sayesinde. Tabi öğrenmemeyi tercih ederdim, zira “Lütfen benzin alınız” demeye geliyormuş. Ulan bu Bitte Tanken son zamanlarda zırt pırt iğrenç bir dıııttt sesi eşliğinde gösterge panelinde nal kadar yanıyor, gel de öğrenme. Ben o öfkeyle arabayı al servise götür “kardeşim ben Almanca falan öğrenme niyetlisi değilim, başlarım Bittesine de Tankenine de, bakın şuna nesi var çözün Allahaşkına” diye. Anladılar tabi halimden, bu tip Alman arabasının ilk şoku diye. Beni sakinleştirmeye çalışmalar “Yok sana öyle geliyor” şeklinde. Bense kendimi yerden yere atıyorum “Hayır olamaz” pardon orada işimi çözdüreceğim ya kendimce şirinlik yapıyorum “Nayır n’olamaz” filan diyorum. Israr kıyamet benden; sonunda pes edip “Tamam bir bakalım” onlardan…

O kadar eminler yani bir arıza çıkmayacağından. Bir o kadar da eminler arızanın bende olduğundan. Bekleme odasına attılar mı beni. İşe Alem dergisi okuyarak başladım. Mehmet Öz mevsimi geldi ya İstanbul’a, Alem dergisi -abartıyorsam Allah beni davul etsin üşenmedim saydım- tam 40 sayfa ayırmış Mehmet Öz One Man Show üzerine. Televizyonlarda kaçırıp pek bi’ üzüldüğüm şişe mantarı çiğneme show’unu da Alem sayesinde kare kare aşama aşama televizyondan izlermiş gibi olmadım mı? Hay bin kaşalot bi’ taraftan içten içe sevinmez miyim Bitte Tanken sayesinde oluyor bunlar. O gün servise gitmesem Bitte Tanken olmasa ben nereden göreceğim bu Mehmet Öz komedisini. Zaten kaçırdığıma hayıflanıp duruyorum. Züğürt tesellisi işte!

Kaçırdığıma yandığım şeyi yakalamanın sevinci içindeyken… Elime bir gazete aldım. Ve fakat son zamanlarda yurdum medyasının pompalamaya çalıştığı TSK bombardımanına da bakmakta yarar var. Öyle satır satır gazete okuduğumu falan düşünmeyin sakın, aman diyeyim beynimi o kadar peynir ekmekle yemedim.

Aynı gün besbelli ki TSK’yı Türk halkına şirin gösterme misyonunu en birinci biçimde üstlenen gazetemizin bir haberi beni hayretten hayrete sürükledi. Haberin başlığı: Caz sanatçısı Ötenel’i GATA ayağa kaldırdı. Haberin ilk cümlesi: Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) yaklaşık 5 ay önce kalbinden ameliyat olduktan sonra düzelemeyen caz sanatçısı Tuna Ötenel’i ayağa kaldırdı. Hoppalaaaa buyrun istediğiniz taraftan yakın. Ben mi anlamıyorum ne alakası var, nasıl bi’ bağlantı kurdunuz da olayı-GATA’yı aldınız getirdiniz TSK haberi diye paketlediniz? Ergenekon’u görmemekte direttiniz o kadarını anlıyoruz da bu kadarı anlama sınırlarımızı aşıyor artık. Çok pardon Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi’nde ayağa kaldırılan falancayı da “Rahmetli Vehbi Koç’un ruhu ayağa kaldırdı” mantığıyla sunmaz mısınız bu durumda? Yani hakikaten komik olmuyor mu bu çabalar? Sormadan olmaz ki…

Mehmet Öz komedisinin üstüne kaymaklı ekmek kadayıfı oldu bu haber de!

Haaa Bitte Tanken’e gelince: Alem dergisine ilaveten 2 gazete daha devirmek zorunda kaldım bekleme odası denilen yerde. Sonunda süklüm püklüm geldi servis adamım; bilmemne hortumu çıkmış da, yüzde 1 ihtimal olabilirmiş de, onu değiştirmek gerekiyormuş da…

Yahu Almanca’da öğrenip öğreneceğim tek şey 15-17′li yaşlarımızda geceleri sesini kısıp izlemek durumunda kaldığımız bazı Betamax -o zamanlar DVD falan yoktu tabi- kasetlerdeki sözler olacak diye dalgamı geçerken… Hayat bana Almanca bir şeyler daha öğretti. İyi mi?

Yorum yazın.