benim dinlemem senin dinlemeni döver…

Yok anlaşıldı, bu pilav birkaç manşet suyu daha kaldıracak: Dinleme komedisinden söz ediyorum. Gerçekten komedi haline dönüşmedi mi bu mesele? Bu sayede gazeteler manşet çarpıştırıp Sav’dı, yok savmadı, geyiğin dalağı yarılıyor da yarılıyor. Manşetlerden patron borazancılığı, hatta borazancıbaşılığı yapılıyor. CHP’nin düştüğü zavallı durum bir kez daha gözler önüne seriliyor. Derin kulak yaftaları yapıştırılmaya çalışılırken derin bir sersemlik, derin bir basiretsizlik; medyanın ucuz kahramanlarına da nasıl söylesem bunun zevzekliğini yapmak düşüyor. CHP’nin atanmış memuru -politikacı diyemeyeceğim dilim varmayınca varmıyor işte- Önder Sav farklı bir konuda gündem yaratma şansını yakaladı ya partisi de bunu çekiştiriyor da çekiştiriyor. Heyhat partideki hesap bombalamalara-gazlamalara uymuyor, çektikçe kopuyor, parçalar ellerinde kalıyor. Ellerinde kalan parçalara da “Bu ne ola ki” diye bakıyorlardır Allah bilir… Bakınız; Cumhuriyet Gazetesi’ne atılıp da ne olduğu bir türlü anlaşılamayan(!) bombalar…

Haa şimdi zevzeklik derken ben olayın ayrı bir tarafındayım. Canım Türkiyemde bu tarz olaylar çok değerli medya mensuplarına muhteşem bir rant fırsatı yaratıverir. Nasıl mı? Bir takip paranoyası, bir bomba ihbarı, bir suikast söylentisi ile ortaya bazıları canhıraş bir biçimde atılır “Ayy ben de kardeş!” diye lafa başlar. Şöyle ki: Önemli ya da önemsiz -ki genelde önemsiz- birileri tehdit mektubu, suikast ihbarı gibi birşeyler aldığını iddia edip gündemi çalkalamaya çalışır, çalkalar da. Ve nitekim konu-Ergenekonu cenneti Türkiyemde konu sıkıntısı varmış gibi, mal bulmuş mağribi şeklinde bu komedi polisiyelerin üstüne atlanır. Halbuki denizde kum, Türkiyemde manşet konusu, ama her nedense bu konuların ekmeği ziyadesiyle yenir. Neyse, aradan bir takım garip medya mensupları yırtık dondan çıkar gibi fırlar “Ayy vallahi benim de telefonlarım dinleniyor, geçen gün telefonum zırt yaptı, yok yok kesin dinleniyor” diye köşelerinden bağırırlar.

Tabi bu şöyle bir hastalık olarak değerlendirilebilir: “Yav ben ne kadar önemli bir adamım ey okur anlasana yahu, devlet bile benim telefonlarımı çok önemseyip dinliyor, sen de benim yazdığım gazdan tayyare yazıları ciddiye almalısın!”. İşte bu sebepten Türkiye’de derinden incelenmesi ve gerçekten ciddiye alınması gereken telefon dinleme meselesi sulandırılır da sulandırılır, hiç bir sonuç alınamaz hale gelir. Zira kendini bilen bilmeyen, kendini çok önemseyen, önemsetmek isteyen birtakım kompleks kusma meraklıları ciddiye alınmadığı için dolaylı olarak konunun kendisi de ciddiye alınmaz oluverir. Bilemeyeceğim bu arada yeni albümü çıkan şarkıcı, çalgıcı, çengiciler falan ”Benim de telefonlarım dinleniyor” diye ortaya atıldı mı? O kadar magazin takip edemiyorum da, olur mu olur…

Birtakım saçma sapan gündem yaratma heveslerinden rant yeme hastalığı Türk medyasının kronik hastalığı olma yolunda hızla ilerliyor. Ulan senin telefonun dinlense ne olur, dinlenmese ne olur?

Sonuçta CHP bu konuda hemen her konuda olduğu gibi bayağı bi’ madara olacak orası besbelli de ara sıra yüce Türk medyasına böyle malzemeler vermeleri iyi oluyor. Ben de ben de diyen kendine önemli adam payesi çıkarmaya çalışan zavallıları izliyoruz, bize de gülüp eğlenmek kalıyor.

Yaa bu arada ne zaman telefonu dinlenecek kadar önemli bir adam pardon kadın olacağım ben ya? Yok VİP olmak derdim değil -onlardan yeterince var-  arada telefonumu dinleyenin gözü gönlü falan açılır, kulaklarının pası falan silinir de o bakımdan dediydim… Dinleyenlere de yazık, kakavan kakavan konuşmaları dinlemek zorunda kalıyorlardır, di mi ama?

Yorum yazın.