türkiye ne ile gurur duymamalı?

milliyet.jpgYine üzerinde konuşturan bir reklam filmiyle karşı karşıyayız: Ceza’lı Milliyet reklamı. Bir de üzerinde fazla konuşmaya değer görülmeyen bir gazete reklamı daha var ki ben onun üzerinde de konuşacağım; Cumhuriyet’in “Sesiniz farklı çıkıyorsa…” reklamı. Uzun zaman sonra Cumhuriyet Gazetesi reklamlarında provokasyon tonunu bir kenara bıraktı, bir gazete gibi reklamı yapılmaya başlandı. Bu ton şu anda hangi gazeteye geçti, bildiniz Milliyet’e.

Şimdi Milliyet’in Ceza’lı reklamını inceleyelim bakalım… Ceza böyle bir reklam tonu için tartışmasız muhteşem bir seçim. Rap’in çıkış tarzına baktığımızda özetle ”sisteme isyan” müziği bu yaklaşıma cuk oturuyor. Görüntülerin kesinlikle usta bir yönetmen elinden çıktığı apaçık. Buraya kadar üzerine söylenecek laf yok zaten. Ancak, benim itirazım reklam filmindeki yoğun mesaj bombardımanına. Gözlerinizi kapatın ve reklamdan aklınızda kalan görüntüleri saymaya çalışın. Eminim aklınızda en fazla iki ya da üç kare yer etmiştir, daha fazlası değil. Televizyon reklamcılığının temel kurallarından birisi Temel Satış Vaadi dediğimiz unsura dayanır. Yani reklamda tek bir mesaj üzerine gitmek. Milliyet reklamında tek mesaja rağmen o kadar yoğun görüntü ve ses bombardımanı var ki izleyenin kavraması için defalarca seyretmesi gerekiyor.  Bunun iki çözümü var; ya reklamın süresi daha uzun tutulmalıydı ya da mafya, hamili kart, irtica gibi filmin üzerinde kurulduğu utanç unsurları için ayrı ayrı filmler yapılmalıydı. Mecra son derece etkisiz ve kısıtlı kullanılmış ki bu anlamda mecra, özellikle TV kullanımını en etkin yapabilecek gazetelerden birisi Milliyet. Başka söze gerek var mı?

Gelelim kullanılan utanç unsurlarındaki zayıflığa… Mafya: Kerameti kendinden menkul mafya artığı, yeri geldiğinde ikstir git çeken otoparkçı, mafyayı ne kadar temsil ediyor? Canım Türkiyemde mafyayı temsil edecek onlarca büyük sembol varken neden yalnızca ucuz otoparkçı kullanılıyor? Reklam ajansından çok daha etkili bir yaklaşım geldiğini düşünüyorum. Ama işte bazı konular iki ucu keskin kılıç gibidir, fazla deşemezsiniz. Deşerseniz gelir bir ucu da size dokunuverir. Hamili kart: Burada kimsenin kimseye söyleyecek lafı yok. Bu Türkiye’nin kanayan bir yarası ve bitecek gibi de durmuyor. İrtica: Aczmendi görüntüleri kullanılmış fakat çok pardon bu görüntülerin utancı doksanlı yıllarda kalmadı mı Allahaşkına? Aczmendiler denilen grup kendi kendini madara etmedi mi uzun yıllar önce? Üfürükçü-tükürükçü hoca görüntülerini çoktan aşmadı mı hadise? Mesele eğer bunu vurgulamaksa… Sivas görüntüleri tamam, elbette dünya döndükçe bu utancı taşımalı Türk milleti. Şike: Evet maçlar artık futbol sahası dışında her yerde kazanılıyor ya da kaybediliyor. Hortumlama-Rüşvet: Yerden göğe kadar yerinde görüntüler. Fakat buraya kadar izleyici görüntü bombardımanından öyle bir tepe sersemi oluyor ki bu etkili kareler unutuluyor. Şimdi diyeceksiniz ki “aç you tube’dan seyret kardeşim”. Yok öyle yağma; reklamın amacı o kısıtlı süre zarfında etkili mesajı izleyiciye aktarmaktır. Bunun yolu da görüntülerin akılda kalıcılığından geçer. İzleyiciye “Aç da you tube’dan seyret” diyecek haliniz yok herhalde.

Ben bu reklama birşey daha ilave edeyim haddim olmayarak: Koysaydınız türbanlı kadınların görüntülerini…. Üzerine de ona uygun bir söz yazdırsaydınız Ceza’ya… Bakalım ne olacaktı? Eğer mesele kendi gazetenizin dünya görüşünden menkul bir utançlar silsilesi mesajı vermekse… Bakalım ne olacaktı?

2 Yorum »

  1. Davut Sakallı said,

    Aralık 24, 2007 @ 1:03 pm

    Sayın Topçu, dediklerinizi anlayabiliryorum da. Beniim de konu hakkında diyeceğim iki söz var. Birincisi eğer bir görüntü kurguladıysanız bilirsiniz ki eğer elinizdeki bir müzik parçası ise ona en uygun olan görüntüyü koyarsınız. Mafya dediğinizde mafyayı, şikeci dediğinizde şikeciyi göstermek durumundasınız. Haliyle Ceza şarkısını çok hızlı bir şekilde söylüyor ve bu haliyle de olsa oldukça kısa. Bir de bunu bölümlere ayırsanız kırıntısı bile kalmaz.

    Bana kalırsa burada verilmek istenen mesaj şudur: Milliyetbütün bu olanlardan gurur duyanlardan utanç duyuyor. Reklam filmini ilkin yarım yamalak izlememe rağmen bunu algıladım. Zaten reklamın hedef kitlesi utanacak kadar konu hakkında bilgili olanlar. Bu vatanın nasıl geriye götürülmek istendiğini bilenler. Milliyet gazetesinin okuyucularına yalnız olmadıklarını göstermesi.

    Ben olayı bu şekilde gördüm, bu şekilde okudum. Yani Ceza’nın o söylediği ilk cümleler ben zap yaparken beni durdurup sonunu izlememe neden olmuştur yadsınamaz. Esas mesaj:Milliyet okurunun yanlız olmadığıdır.

  2. sohbet said,

    Aralık 30, 2007 @ 5:50 am

    Tartışmaya açık bi konu, yani bu işe reklam olarak değilde bi mesaj olarak algılasak daha doğru bence. Halkın bilinçlenmesi için yapılan bi çalışma olduguna inanıyorum.

RSS feed for comments on this post · TrackBack URI

Yorum yazın.