hepimizin bildiği ya da bilmediği yerler

gnctrkcll… Gençlerin SMS gönderirken kelime kısaltmak için sesli harfleri atması ile ortaya çıktı. Kısa mesaj kültürü sayesinde hayatımıza giren, tamamen yeni nesil bir marka. Yani aslında bildiğimiz Turkcell’in gençlere özel hizmeti.

gnctrkcll yepyeni bir relansman kampanyası ile karşımızda: Bi’ yer var mı bildiğin. Reklam filminde kullanılan ana mesaj kuralları yıkmaya çalışan gençlerin temel arayışlarına yanıt aramak. Kuralları ben koyarım diyerek kendi krallığını ilan etmekten, kararsızlığın hoşgörüyle karşılandığı ve benim yolum budur denilebileceği yerlerden bahsedilmeye çalışılıyor. Yani bütün bu arayışların yalnızca gençler için geçerli olduğu ve son noktada tüm bunlara gençturkcell’in karşılık verebildiği-verebileceği mesajı veriliyor. Burada kampanyanın stratejisi kurulurken bu vaadin yalnızca gençler için geçerli olduğu düşünülüyor ki tamamen yanlış. Bu yaklaşım temelde “varoluşçuluk” üzerine kurulmuştur ve varoluşçuk yani “yaşamdaki özlemlerimizin yansıması” sadece gençlere has bir özlem değildir. Rahatlıkla her yaşın özlemi olduğunu söyleyebiliriz.

Tamam, genel olarak baktığınızda -hele ki sevgi böceği tonunda reklam yazarlığı yapmaya soyunanların bakışıyla- gayet başarılı bir reklamdır. Fakat benim kaygı duyduğum nokta gençturkcell’in bu ağır ve sağlam vaadin altını ne kadar doldurabileceği. Zira bugüne kadar gnctrkcll’in marka tarihini incelediğimizde verilen hizmetlerin son derece kısa vadeli, gençler için günü kurtarmaya yönelik hizmetler olduğunu görüyoruz. Yani öyle gençlerin yaşam tarzını baştan aşağıya yenileyebilecek bir unsur olmaktan son derece uzak. “Ne Paaerşembesi Baaerkalp ya” düzeyini aşabilmiş değil amiyane tabirle. Bu ağır ve sağlam vaadin bundan sonra altı doldurulabilecek mi bekleyip göreceğiz.

Haa bu gnctrkcll’nin lansman filmi olsaydı o zaman iş biraz değişirdi. Ama bu markayla ilgili bugüne kadar öylesine yanlış ve zayıf iletişim çalışmaları yapıldı ki durum biraz umutsuz görünüyor. Yoksa “Bi’ yer var mı bildiğin” filmi ile ilgili basit bakışlı, şairane ruhlular “Çok iyi bir reklam” diyecektir, o ayrı.

Bir tek şey daha ekleyeceğim; bu noktaya dikkat çeken başkası olursa da alnını karışlayacağım: Bu reklam size Coca Cola Light’ın Okan Bayülgen’in seslendirdiği “erkeğin aramasını beklemeyip kendi arayan kız için alkış” reklamını hatırlattı mı hatırlatmadı mı? Bir de kendi kuruntumu ekleyeceğim: gnctrkcll 2 ay kadar önce Coca Cola Light reklamını yurtdışından uyarlayan reklam ajansı ile çalışmaya başladı. Sadece kuruntu deyip geçiverin ya da geçmeyin, tercih sizin…

3 Yorum »

  1. Canan Tulca said,

    Eylül 17, 2007 @ 10:42 am

    Turkcell, Türkiye’nin sayılı ajanslarının katıldığı bir konkur sonucu, bundan sonra gençturkcell işlerinde Pars/McCann Erickson ile çalışmaya devametme kararı almıştır.
    Bilindiği üzere Pars/McCann Erickson “Coca Cola” nın Türkiye’de birlikte çalıştığı ajanstır. Fakat Coca Cola Light çalışmalarını “Publicis Yorum” ile sürdürmektedir. Yani gnctrkcll 2 ay kadar önce Coca Cola Light reklamını yurtdışından uyarlayan reklam ajansı ile çalışmaya başlamamıştır.

    Bu nedenle Şermin hanım benzetmenizin sadece kuruntu mu yoksa bir önyargı mı olduğuna bence siz kararverin…
    Tercih sizin

    Sevgiler…

  2. desaro said,

    Eylül 17, 2007 @ 6:04 pm

    hımmmm
    coca cola Pars/McCann Erickson’la calismaktdır da ,
    Coca Cola Light çalışmalarını “Publicis Yorum” ile sürdürmektedir.bilincim kapalımıydı neydi durumu bastan gectim.peki söz konusu cocacola light filmi Publicis Yorum özgün, hani reklam ajansin kendi creative calısmasıdır mıdır, bildigimiz soylediginiz uzere uyarlamadır.
    yorumu size bırakıyorum dedinizde yorumun yorumu oldu.

  3. mete gurgun said,

    Ekim 20, 2007 @ 8:25 pm

    Küçük şeylerin içinde kaybolmak ya da bilerek o küçük şeyleri siper almak bu kadar olabilir .
    Mana yerine isimleri, şekilleri tartışmak isteyenler buyursun tartışsın ama bununla tartışmaya bir şey kattığını zannetmesinler.
    X yada Y ajans yapmış olabilir, sonuç şu; o iki reklamın izleyicide bıraktığı izlenim, marka çağrışımı ve tortu, tat vb adına ne derseniz deyin, “aynıdır”.
    Önemli olan da budur. Şermin’inki kuruntuysa toplumda kuruntu epidemiği var demekki.
    Bu iki reklam “pazarlama iletişimi” adına “birbirinin aynısıdır”.
    Önemli olan konunun bu olması gerekir.
    Reklamcılık mesleği ile sadece şairlik, yazarlık noktasında buluşan kimi sözde metin yazarlarlarının reklamın amacını unutarak, konuyu x y ajans noktasına taşıması sektörümüzün ne acınacak durumda olduğunu tek başına kanıtlar durumda.
    Neyi tartışıyorsunuz allah aşkına siz???
    Tartışılması gereken şu: gnctrkcll bu briefi verirken “biz cola light’ın reklamını istiyoruz” demiş midir dememiş midir? Bu yaklaşım markanın (aslında her 2 markanın da) algılanışı üzerinde olumlu mu olmuştur, olumsuz mu?
    Eğer türkcelldeki koca popolu hanım bu briefi vermediyse ve karşısına bu film geldiyse neden kabul etmiştir.
    gnctrkcll filminin çalıntıntı olduğu tarışılabilir mi?

    Bunun dışındaki konuşmalarınız (yorum demek zor gerçi) mahalle kahvesindeki taraftar dedikodusunun ötesine geçmiyor.
    Bu mesleği hakkını verecek insanlar yapsın artık.
    Ha.. şimdi kalkıp da bana hiç “sen benim mesleki yeterliliğimi mi sorguluyorsun” demesin hiç kimse. Çünki o yorumları yazarak zaten mesleğe hangi noktadan baktığını zaten gösteriyor.

    Bence de gnctrkcll reklamı çalıntıdır.. hiç aceba falan diyemem, yoğun esinlenme lafından da çok sıkıldım artık.. resmen yürütmüşler cola light’ın reklamını. İşin garibi iyi birşey yaptıklarını zannediyorlar hala.

RSS feed for comments on this post · TrackBack URI

Yorum yazın.