bunun adına sıkıntı derler! hatta konu sıkıntısı…

default19.jpgYazmayı bilmeyene yazarlık çok kolay gelir. Hatta o kadar kolaydır ki “ohh attırıyorlar iki satırcık yazıyı, dünyanın parasını kazanıyorlar, kardeşim yazar olmak vardı” diyen bir küçük insanlar güruhu da vardır. Benim kendilerine “hediye” önerim hemen yazı yazmaya oturtulmalarıdır.

Lafı fena döndürüp dolaştırıyorum ama konuya gelemiyorum zira üzerinde konuşacağım reklam yok şu günlerde yahu! Memlekette yani canım Türkiye’min televizyonlarında dünyanın reklamı dönüyor, Şermin üzerinde konuşabilecek reklam bulamıyor. Bak sen Allah’ın işine!

Tabi sektörü bilenler diyecek ki “ya saçmalama, ölü sezondayız, Eylül gelsin gör sen”. Hahayt tabi ki haksızlar zira uzun zamandır üzerinde konuşulacak yaratılıkla bezenmiş reklam filmi yapılamıyor bu ülkede. Oynayamayan gelin de yerim dar dermiş, cevap hemen belli: Bütçe yok ki yapalım şöyle kocaman kocaman reklam filmleri, konuşturalım hakkımızda. Benden de cevap hemen belli, aşağıdaki linke bakınız ve karar veriniz. Bu film yaratıcı olmak için “sıfır” parayla bile etkili reklam yapılabileceğinin en güzel göstergesidir.

http://www.youtube.com/watch?v=ShDoxve85jI

İzlediyseniz eğer filmi, ne demek istediğim gayet açık ve net. Filmdeki herşey fikir üzerine hem de gayet basit bir fikir üzerine kurulmuş. Bu filmin prodüksiyon bütçesi bir kaç bin doları geçemez. Ama ya etkisi?

Snob takımının keyfini yerine getirecek bir laf olarak şöyle söyleyeyim, olsun bitsin: “Abi that’s all mediocrity” Ama doğru söze denecek birşey de yok işte. Türkiye’deki reklamlar genel olarak ortalama zeka ürünleri. Haa derseniz ki hitap ettiğimiz zeka düzeyi nedir? Orası ayrı mesele, siz üstün zeka ve yaratıcılıkla hitap etmeyi denediniz mi diye sorarlar adama. Bu ucuz ve zavallı kaçış yolu aslında Türk medyasının yarattığı bir savunma biçimidir. Vasata övgü her zaman var olacaktır ancak Türk reklamcılığının bu şekilde daha fazla gidemeyeceği de aşikardır. Zorlayın hafızanızı son 2 aydır Garanti Bankası’nın “kol saati şeklinde kredi kartı” reklamı (aslında her kredi kartı bizler için bir “kol saati” o da ayrı bir tartışma konusu, ekonomicilerin ilgi alanına girer, banane) dışında aklınızda kalan reklam var mıdır? Bu reklamı ben de atlamışım, Güniz Uysal hatırlattı sağolsun, ne yazık ki hatırlanmaya değer reklam yok piyasada. Fakat tekrar söyleyeyim küçük bütçeli reklam filmi hiçbir zaman bizdeki gibi renkli bir zemin, üzerine bir obje, üzerinde yazılar ve dublaj anlamına gelmiyor. Hatta ve hatta küçük bütçeli işler yaratıcılığın ortaya konulması için bir fırsat olarak algılanmalı.

O yüzden yukarıda linkini verdiğim reklam filmi, okullarda ders niteliğinde izletilmesi gereken bir reklamdır. Ayrıca sadece öğrenciler değil, Türk reklam sektörünün yaratıcı memurları da bu reklamı tekrar tekrar izlemelidir.

Yani aslında konu sıkıntısı çekmek her insanda olduğu gibi benim de çok canımı sıkıyor. Bilmem anlatabildim mi derdimi?

1 Yorum »

  1. desaro said,

    Ağustos 31, 2007 @ 6:44 pm

    “yaratıcı memurları” deyimini ayrıca yaratıcı buldum demeden geçemedim.

RSS feed for comments on this post · TrackBack URI

Yorum yazın.