bazıları içinse reklamsız hayat daha güzel

turkcellsuperlig_20070817.jpgGünaydın’ın televizyon eleştirmeni Yüksel Aytuğ son günlerde fena halde konu sıkıntısı çekiyor. Şöyle ki herhangi bir reklamcılık ya da iletişim stratejisi üzerine deneyimi olmadığı halde reklam eleştirmenliğine soyunuyor. Halbuki canım Türkiyem televizyon yazarları için derya değil bir okyanus. Hal böyleyken reklam eleştirmenliğine soyunmanın ne anlamı var anlamak biraz zor. Yazsın ATV’nin dizilerini, filmleri grup dışı kanalların işlerini eleştirsin, konser yazsın ne bileyim, denizde kum Türkiye’de konu…

Ancak gerçekten reklam eleştirmenliği yapmaya gelince benim çok canım sıkılıyor. Gerçekten hem de bayağı çok! Zira kardeşim böyle dizi eleştirir gibi sevgi böceği tonunda reklam eleştirirsen ben de seni bu tonda eleştiririm. Konu: Turkcell Süper Lig’in yeni dönem lansman reklamı. Ne diyor Yüksel Aytuğ: Efendim reklam holiganizmi özendiriyormuş. Vapurdan atlayan kadın, çocuklarımıza kötü örnek oluyormuş. Topla cam kıran çocuk figürü, olaylar yüzünden tatil edilen lige hiç yakışmamış. Bu sebepten bu reklam çok tartışılacakmış. Öncelikle Sayın Aytuğ; reklamda abartı denilen unsur her zaman kullanılır. Siz bunu bilmeyebilirsiniz, çok normal. Şairane duyarlılıkla dizi eleştirir gibi reklam eleştirince olur böyle gaflar.

Reklamda farklı bir tondan yola çıkılmış ve bence gayet doğru bir tonlama. Ben bu lafı ilk Haşmet Babaoğlu’ndan duymuştum, patenti kendisine mi ait bilmiyorum (üşendim google’dan bakmaya, zaten gerek de yok) : Futbol sadece futbol değildir. Yani futbolu sadece futbol sahasına ait bir fenomen olarak görürseniz, bu kadar dar bakarsınız işte bu reklama. Futbol kalabalıkların bir nevi tutkalıdır. İyi ki varsın futbol sloganı da bu gerçekle gayet iyi örtüşüyor. Ancak belli ki futbolla da pek alakanız yok reklamla olmadığı gibi. Olsaydı bu reklama böyle bakmazdınız.

Reklamda kullanılan motifler son derece özenle seçilmiş. Özellikle Türk toplumuna özgü motifler çok yerinde kullanılmış. Ayrıca soruyorum çocukluğunda futbol oynarken cam kıran çocuk motifi kimi rahatsız eder ki karşınızdaki çok psikopat falan olmadığı sürece. Çocuk adı üzerinde ve masum bir hareket. Tamamen bizden bir motif işte.

Reklamın müziği ve sözleri de gayet yerinde. “Hayatta her attığınız gol olsun” dileğine katılmayacak olan var mıdır acaba?

Futboldaki holiganizme gelince Sayın Aytuğ; keşke bu reklamdaki kadar hafif, masum ve yumuşak olabilse o kısmı. O yüzden size tavsiyem gidin bir kaç derbi maçı seyredin anlarsınız ne demek istediğimi. Fakat hakikaten böyle şairane, gönül adamı tonlarıyla bu reklamı eleştirmeye falan kalkışmayın. Aslında siz reklam eleştirmeye kalkışmayın. Reklam sizin üzerinde yazdığınız dizilerden, filmlerden çok daha farklı bir uzmanlık alanı. Yani diyeceğim o ki daha fazla komik duruma düşmeyin. Bu memleketteki diziler size yeter de artar bile.

Ben bu konuyu bu blogda daha önce dile getirmiştim. Bunun sebebinin ne olduğunu da söylemiştim. Zarar yok tekrar söyleyebilirim. Özetle; meydan boş kaldı, televizyon eleştirmenleri durumdan vazife çıkarıp reklam eleştirmenliği yapmaya çalışıyor. Vaa mı bunun başka izah tarzı???

2 Yorum »

  1. Hüseyin said,

    Ağustos 18, 2007 @ 12:36 pm

    beni tv başında tutan, hatta çıksa da izlesem dediğim bir reklam ama hiç Yüksel Aytuğ’un baktığı açıdan bakmamıştım. Bu yazıyı okuyunca düşündüm, yine bakamadım:) bunun neresinde holiganlık var!!

  2. Zülal Selçuk said,

    Ağustos 20, 2007 @ 11:57 am

    Futbolla alakası olmayan, konuyla ilgili gayet negatif düşünceleri olan birisiyim. Böyleyim zira, büyük bir çoğunluğı sırf Fotomaç gibi gazeteleri okumayı tercih eden, maçlarına palalarla, döner bıçaklarıyla gidilen bir ülkenin ferdiyim. Ancak sözkonusu reklamı izlemek için bir kaç seferdir ilgiyle dönüp bakıyor, bitene kadar da bekliyorum. Bu reklamda futbolla ilgili olarak “iyi havadisler” estiren bir rüzgar var ve bu rüzgarın gerekli bir iş olduğunu düşünüyorum. Bu iş, belli ki bu ülkenin insanını iyi bilen, eli iyi kalem tutan, düzgün de bir ruha sahip birileri tarafından kotarılmış. Reklam bence hem bütünüyle güzel işlemiş, hem de derdini olması gerektiği gibi ve sevimli bir şekilde anlatıyor. Bu arada Şermin Topçu’nun kalemine sağlık; sohbet kıvamındaki yazılarını okumak keyifli.z-

RSS feed for comments on this post · TrackBack URI

Yorum yazın.