köşedeki bakkal dükkanı da dünya markası olmak isterse!

logoturquality.jpgDünyanın başka hiçbir yöresinde eşi benzeri bulunmayan bir uygulama ile karşı karşıyayız Türkiye’de: Turquality… “Devlet eliyle markalaşmak” şeklinde özetlenebilecek bu projenin şu ana kadar başka bir ülkede uygulanmadığı belirtiliyor, bu bir böbürlenme vesilesi haline getiriliyor. Dünyanın başka yöresinde görülmeyip de Türkiye’de rastlanan pek çok başka şey de mevcut siz de takdir edersiniz: Faili meçhullerin deşifre katilleriyle gurur duymak bunların arasında sayılabilir. Gurur vesilesi haline getirilen çok şey var da şimdi sayıp da içimi daraltamayacağım. Hem konumuz Turquality an itibarıyle…

Bundan üç yıl kadar önce yürürlüğe konulan “devlet eliyle markalaşma” projesini ilk duyduğumda “yanlış duyuyorum” zannetmeme neden olmuştur. Zira böyle bir proje ancak Gorbaçov öncesi Sovyet Rusya’sında yer alabilecek bir projeye benziyordu. Hatırlayınız o dönemde Sovyet Rusya’dan çıkan iki tane dünya markası mevcuttur: Pravda Gazetesi ve hepimizin yakından tanıdığı Kalaşnikov; nam-ı diğer Keleş… Sovyet Rusya’sı da dünya markası yaratma konusunda epey başarılıymış hani.

Her ne kadar anlaşılmaz gelse de 10 adet tekstil markasının dünya çapında markalaşması konusunda masumane bir çaba olarak düşünülmüştü. Ancak son duruma bakıldığında Turquality projesine katılan marka sayısı geçen ay 39′a çıkarılıverdi şakkadanak. Kapsamı, tekstil sektörü haricinde gıda, beyaz eşya, elektronik, mücevher, seramik ve banyo gereçlerine kadar genişletildi. Önümüzdeki yıl kaç markaya çıkılacağını Allah bilir.  Bugüne kadar bir tane bile dünya markası yaratamamış Türkiye’den 39 tane dünya markası hem de devlet eliyle çıkacak desem eminim bana “Saçmalama” diye karşılık verirsiniz. Peki, bunu ben biliyorum da “markalaşma” sancıcı içinde habire ulufe dağıtır gibi para saçan devletimiz, Dış Ticaret Müsteşarlığımız bilmiyor mu? Fakat besbelli ki bilinen başka şeyler var.

Ben şimdi soruyorum elimi vicdanıma koyup; gelecek için sorguluyorum: Bu 39 markanın dünya markası olması için kaç para harcanacak, bu paralar hangi markalara nasıl dağıtılacak, geri dönüşleri nasıl ölçülecek?

Bir de ilaveten soruyorum: Benim mahallede köşedeki bakkal da dünya markası olmaya karar verirse ona da destek verilecek mi ilerleyen zamanda? Gidişat bunu gösteriyor da…

Yorum yazın.