cannes’dan devam…festivalin 3. günü…

Kim bu “uploader”lar? 

Dilimizde herhangi bir Türkçe karşılığı yaratılmışsa da henüz ben bilmiyorum… Internet’te geçirdiği zamanlarda -ki bu ortalamanın en az 2 katı demek- veri (yazı, foto,video vs…) yükleyen arkadaşları “uploader” (yükleyici mi desek?) olarak tanımlayabiliriz.   Şimdi agency.com’un sunumu bu arkadaşların kim oldukları ile ilgili derin bir inceleme içermekteydi. Tabi ki İngiltere’de yaşayan kısmıyla ilgili… (Fakat “sen Internet’in neresindensin hemşerim” durumları da yok bu ortamlarda biliyorsunuz. Herkes dijital vatandaş…) Derin inceleme yapma nedenlerine gelince, bu insanların önümüzdeki dönemde markalarla ilgili çok şeyi etkileyeceklerini düşünüyor olmaları. Hani tüketici artık kontrolü eline aldı ve pasif değil diyorduk ya işte tam bu noktada bu yükleyiciler devreye giriyor. Herhangi bir ürün, hizmet, marka hakkında açıyorlar bir online tartışma, yaşadıkları (deneyimledikleri) her şeyi açık seçik konuşuyorlar, yorumluyorlar. Herhangi bir ürünü almanız veya harekete geçmeniz için sizi ikna edebiliyorlar.  Internet mecrası, bugüne kadar hiçbir mecranın sahip olmadığı bir saydamlığa sahip olduğundan dolayı markanızı rezil de edebiliyorlar vezir de… Ve en önemlisi yeni fikir liderleri onlar oluyorlar… Henüz nüfusun % 8’i kadar bir oranda olmalarına rağmen, etkiler çok daha büyük… 

Kim bu insanlar derseniz, açıklıyorum kimliklerini? Dijital çağın muh(a)birleri diyebiliriz bu arkadaşlara.  Bilgiye bayılıyorlar ve sürekli bilgi peşinde koşuyorlar, koşmak derken surf yapmayı kastettim tabi ki. Gerçek yaşam deneyimlerini anlatmayı seviyorlar. Yaptıkları işi tutkuyla ve heyecanla yapıyorlar. Sıradan bir online kullanıcıya göre 2 kat daha fazla etki yaratabiliyorlar, 4 kat daha fazla medya ve eğlence teknolojilerine hakimler. Bu “sosyal hayvanlar” (terimin orijinali James Clifton’a aittir) gerçek hayatta da sıradan bir insanın üye olduğu kulüp, parti ve grupların 2 kat fazlasına üyeler. Online hayatta ise sıradan bir kullanıcıdan 4 kat daha fazla sosyal grup üyelikleri var. Normalin 3 katı daha fazla mesaj gönderiyorlar… MSN listelerinde ortalama 60 kişi var. Normal bir kullanıcının kullandığı bilgi kaynaklarından % 30 daha fazla kaynak kullanıyorlar. Yaşları genç, ağırlıklı olarak erkek ve iyi eğitimliler…  Bunu neden yapıyorlar? Birçok insan gibi kendini ifade etmek, seslerini duyurmak, fikirlerini paylaşmak için… Onları bilgi yüklemeye iten ve beni şaşırtan en önemli motivasyon ise burada ortaya çıkıyor: “Bu toplumda payıma düşeni yerine getirmek için”     Markaların, internet ortamındaki çeşitli site ve araçlar aracılığıyla direkt geniş kitlelere ulaşma hedefi yerine, önce bu zor beğenen açık sözlü arkadaşları yanlarına almaları tavsiye edilir. Hedefe daha sağlıklı ve daha hızlı ulaşırsınız.   

Erhan Güven ueguven@gmail.com

Yorum yazın.