Archive for Ocak, 2009

pörtleyen milliyetçi tahammülsüzlüğü

kader.jpgAllah’ın bildiğini kuldan saklamaya gerek yok; Ka-Der (Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği) afişleri konusunda Devlet Bahçeli’nin kopardığı yaygarayı Deniz Baykal’dan beklerdim. Canım ciğerim Aylin Aslım “Kızım Baykal’dan ne bekliyorsun daha?” diye sorarak gerçeği kafamda bir kez daha dank ettirdi ya. Bu da Baykal’ın durumunun vahametinin özetidir aslında…

Bahçeli’nin yerinden zıplamasına ve yemeyip içmeyip mahkemelere koşturmasına sebep olan Ka-Der afişlerine gelince şöyle ki: Üç lider birarada gösterilip Bahçeli’nin itibarı zedelenmiş! Fotoğraf photoshop yöntemiyle kendisinden izinsiz kullanılmış falan falan…

Öncelikle son zamanlarda gördüğüm en başarılı siyasi kampanya, Ka-Der’in bu kampanyasıdır. Bunu söylemeden geçemeyeceğim. Türk reklamcılığında son zamanlarda rastlayamadığımız ince mizah ve zeka pırıltısı bu kampanyada sonuna kadar kullanılmıştır. Bu sebepten bu kampanya hakkında olumsuz bir yorumda bulunmak ya da işlevini yerine getirmediğini söylemek pek öyle kimsenin haddine düşmez.

Ancak Bahçeli’nin bu ince espriye tahammülsüzlüğünü anlamak gerçekten kolay değil. Zira kendisi

1. Deniz Baykal Ergenekon avukatlığına soyunmuşken Ergenekon’dan MHP’yi soyutlamasıyla ve bu konudaki takdir edilesi başarısıyla,

2. Deniz Baykal “yaşasın” çığlıkları atarken 27 Nisan e-darbesi konusundaki koyduğu mesafeyle,

3. Danışmanı Vedat Bilgin’in “Ya sev ya terket MHP’nin değil Ergenekoncuların sloganıdır” şeklindeki sağduyulu açıklamalarıyla,

4. MHP’nin ülkücü çek-senet mafyası, beyaz çoraplı, hilal bıyıklı ürkütücü görüntüsünden sıyrılması konusunda sarfettiği çabayla

Ne yalan söyleyeyim epeyce takdirimizi kazanmıştı. 22 Temmuz seçim kampanyasında meydanlardan idam ipi atmasını ise sadece ucuz bir seçim manevrası diye yorumlayıp fazla ciddiye almamıştık.

Amma velakin anlaşılıyor ki an geliyor Bahçeli’nin içindeki tahammülsüz milliyetçi taraf uyanıyor ve bu kadar esprili bir afişe bile anlayış gösteremiyor; afişleri toplatma kararları falan aldırmaya kalkışıyor. İçindeki milliyetçi tahammülsüzlüğü bi’ şekilde, bi’ yerden pörtleyiveriyor.

Neyse ki anneanne deyişiyle “eğrisi doğrusuna geliyor”, mahkeme Bahçeli’nin açtığı davayı ifade özgürlüğü kapsamında değerlendiriyor, afişlerin toplatılması istemini reddediyor.

Keşke Bahçeli’nin aynı tahammülsüzlüğü TRT’de yayınlanan Şahların Labirenti belgeselinde Hırant Dink’i Maraş olaylarının faili olarak gösteren, soyadından utanan adam Ökkeş (Kenger) Şendiller için de geçerli olabilseydi ve bu konuda bir açıklama yapabilseydi. Hani cesetlerin sünnet kontrolünü yaptığını söylemişti hiç utanmadan sıkılmadan.

Bahçeli enerjisini bunlar için harcasaydı!

Yorumlar