Archive for Nisan, 2008

aletinde sorun olanlara…

vestel.jpgYüreğiniz ağzınıza gelmesin, yeni Haydar Dümen olmaya falan soyunmadım. -Ama Haydar Dümen’imizin bir kadın versiyonu olsa fena da olmaz hani!-  Tam da dün gece Sex and The City’nin eski sezon dizilerini seyrederken ikinci sezondan bir bölümün başlığı beni benden almaya yetti: The Men, The Myth and The Viagra… Allah iyiliğinizi versin nerden çıktı şu Viagra meselesi?

Çok konuşulan ve hatta gel de konuşma dedirten son dönem reklamlarımızdan Müslüm Baba’lı Vestel reklamı üzerine konuşacağım biraz. Kampanya neyse ki fazla uzatılmayan bir teaser’la başladı; doktor ve fantazi elbiseli hemşire parmaklarını “V” yapmışlar “Aletinizde sorun mu var” diye soruyorlar. Doğal olarak izleyenin aklına her Türk vatandaşı gibi Viagra geliyor. Böyle bir teaser’dan Vestel gelecek değil herhalde:-) Bir sürü amca da “Ulan derdimize deva mı geliyor” yoksa diye olaya yeşillenmiş bile olabilir. Malum denize düşen Viagra’ya, pardon yılana sarılırmış.

Neyse efendim işin matrağı bir tarafa Viagra falan çıkmadı tabi teaser’ın sonunda, çıka çıka Vestel çıktı. Bu cesaretlerinden dolayı kampanyanın yaratıcılarını kutlamadan yapamayacağım.  Bu noktada bana düşen tek şey kutlamak… Hele bir de Müslüm Baba’nın reklamın sonunda OKEY diyerek elini yakasına atıp “V” yapışı var ki… Okey deyince de akla gelecek şey besbelli. -Lafın yeri gelmişken OK condomu da product positioning başarısından dolayı bir daha tebrik edeyim- Yok yok benden Haydar Dümen olmaz! Bu sefer de mektup gönderenleri filan kutlarım performanslarından dolayı…

İşin şakası bir yana dönelim Vestel’in Pixellence kampanyasına… Bu kampanya tüketiciye ya da hedef kitlesine ne anlatıyor, ne söylüyor? Tüketicinin hangi duygusuna hitap ediyor. Yani alet duygusuna hitap ettiği kesin de… Yine şaka bir tarafa bu kampanya Vestel Pixellence’ın hangi özelliğini anlatmaktadır? Neden bu reklamı izledikten sonra tercihimi Vestel’den yana kullanayım? Özetle bu kampanya neden yapılmıştır?

İzleyeni gülümsetmiştir, eğlendirmiştir ama reklamın amacı asla bu değildir. Bunu tartışmanın da bir manası yoktur. Yazıktır, günahtır…

Ayrıca Müslüm Baba’ya da benden naçizane bir tavsiye: Reklam celebrity’si olmaya bir süre ara verse ne iyi olur! Yaz zamanı hepimizi Coca Cola ile bırrrlattı iyi de etti ama yetiversin artık çat o markada çat bu markada!  Başımız dönüyor, kafa demişler bizimkine de…

http://www.youtube.com/watch?v=6RAEYevVM34

Yorumlar (1)

koğuş kokusu…

 http://www.youtube.com/watch?v=QB6SXx-njKM

Hep gündemde ya da vizyonda olan reklamları ele almam gerekmiyor sanırım. İş güç var, hayat yoğun ama içimde kalan bir reklam filmi var ki… Bunu da zaten ben ele almazsam kimse dokunamaz, deşemez.

Reklam hala gösterimde mi bilmiyorum. Herhalde gösterimdedir, şimdi TV başında bekleyip de bakamayacağım. O kadar zaman reklam kuşağı bekleyip de Türk TV’lerindeki Pazar pespayeliğine dayanacak halim yok.

Evy Baby bebek bezinin asker koğuşunda geçen reklam filmi. Şimdi herkes içinden “Aman da ne şirin şey bunlaaar” diye suratını ifadeden ifadeye sokuyordur, burası kesin. Bebekler asker koğuşunda, asker kıyafetleriyle malum bebek muhabbetleri yapıyorlar. Öncelikle bebeği büyük insan; hele bir de asker kıyafetine sokmanın mantığı ne olabilir? Reklamcı buna neden ihtiyaç duyar? Türkiye gibi bu konularda gerçekten çok duyarlı olan bir ülkede ne tür bir ihtiyaçtır bebelere asker kıyafeti giydirmek? Şehit cenazelerinde bile çocuklara asker üniforması giydirilmesi son derece rahatsız edici bir görüntü değil midir? Çocukları büyük insan gibi göstermek neden ihtiyaç duyulan bir görüntüdür acaba? Hele ki bebek bezi gibi bir ürün için. Tamam kabul ediyorum reklam bazı güncel fırsatları değerlendirme sanatıdır -ben kabul etmesem kaç yazar, gerçek bu- ama bu kadar da olmaz ki… Milliyetçiliğin, ulusalcılığın bu kadar baş tacı yapıldığı bir dönemde bebek bezi gibi bir ürün için asker figürünü kullanmak ne tür bir fırsatçılıktır? Bu soruları soruyorum ve bitiriyorum zira devamını getirmeye yüreğim dayanmıyor. Bak yine sinirlenmeye başladım:-)

Yorumlar